Halı ve kilim dokumacılığı, insanlık tarihinin en köklü el sanatlarından biri olarak hem gündelik yaşa-mın bir parçası hem de kültürel kimliğin güçlü bir göstergesi olmuştur. Bu çalışma, Türk dokuma kültürünün günümüzdeki görünümünü ve sürdürülebilirliğini Adıyaman ili Kahta ilçesi Salkımbağı köyü örneği üzerinden değerlendirmek amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmanın ilk aşamasında kapsamlı bir literatür taraması yürütülmüş; halı ve kilim sanatının tarihsel gelişimi, motiflerin sembolik anlamları, bölgesel farklılıklar, geleneksel üretim teknikleri ve dokumacılığın toplumsal işlevleri üzerine akademik araştırmalar incelenmiştir. Literatürde özellikle geleneksel bilgi aktarımının günümüzde hızla zayıfladığı, modern yaşam biçimlerinin dokuma pratiğini tehdit ettiği ve el sanatlarının kültürel miras statüsü açısından kritik bir dönemeçte bulunduğu vurgulanmaktadır. Bu bilgiler, alan araştırmasının değerlendirilmesine teorik bir çerçeve oluşturmuştur. Araştırmanın ikinci aşamasında nitel saha çalışması gerçekleştirilmiş ve Salkımbağı köyünde yerinde gözlemler yapılmıştır. Köyde geleneksel el dokumacılığı geleneğini sürdüren tek usta olan Fatma Doğan ile derinlemesine mülakatlar yapılmış; üretim ortamı, dokuma süreçleri, tezgâh düzeni ve kullanılan motiflerin anlamları incelenmiştir. Fatma Doğan’ın evinde kurduğu tezgâhta gerçekleştirilen gözlemler, fotoğraf çekimleri ve süreç analizleriyle desteklenmiş; dokuma pratiğinin köydeki sosyo-kültürel konumuna dair kapsamlı veri toplanmıştır. Ayrıca köy halkıyla yapılan informal görüşmeler, geçmişte geniş bir alana yayılan dokumacılık geleneğinin bugün neden gerilediğini anlamak açısından önemli bilgiler sunmuştur. Bulgular, Salkımbağı köyünde dokumacılığın neredeyse kaybolma noktasına geldiğini göstermektedir. Sonuç olarak çalışma, Türk halı ve kilim dokuma geleneğinin günümüzde karşılaştığı riskleri ortaya koyarken bu mirasın yaşatılmasında bireysel çabaların önemini de açıkça göstermektedir. Salkımbağı köyünde yapılan saha araştırması, geçmişte yaygın olan dokuma geleneğinin genç kuşakların ilgisizliği, modern tekstil ürünlerinin baskınlığı ve ekonomik zorluklar nedeniyle büyük ölçüde unutulduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu durum, dokuma sanatının uygun desteklerle yeniden canlanabilecek dinamik bir değer olduğunu kanıtlamakta ve geleneğin geleceğe taşınması için bilinç, eğitim ve yerel ustalara verilen desteğin vazgeçilmez olduğunu vurgulamaktadır.
Carpet and rug weaving, as one of the oldest handicrafts in human history, has been both a part of daily life and a powerful indicator of cultural identity. This study was prepared to evaluate the current state and sustainability of Turkish weaving culture through the example of Salkımbağı village in Kahta district of Adıyaman province. In the first stage of the study, a comprehensive literature review was conducted; academic research on the historical development of carpet and rug art, the symbolic meanings of motifs, regional differences, traditional production techniques, and the social functions of weaving was examined. The literature particularly emphasizes that traditional knowledge transfer is rapidly weakening today, that modern lifestyles threaten weaving practices, and that handicrafts are at a critical juncture in terms of their cultural heritage status. This information formed a theoretical framework for the evaluation of the field research. In the second stage of the research, qualitative fieldwork was carried out, and on-site observations were made in Salkımbağı village. In-depth interviews were conducted with Fatma Doğan, the only master weaver in the village who continues the traditional hand weaving tradition; the production environment, weaving processes, loom arrangement, and the meanings of the motifs used were examined. Observations, photographs, and process analyses conducted at the loom set up in Fatma Doğan's home supported the comprehensive data collected regarding the socio-cultural position of weaving practice in the village. In addition, informal interviews with the villagers provided important information for understanding why the weaving tradition, which was once widespread, has declined today. The findings show that weaving in Salkımbağı village is almost on the verge of disappearing. In conclusion, the study reveals the risks facing the Turkish carpet and rug weaving tradition today, while clearly demonstrating the importance of individual efforts in preserving this heritage. The field research conducted in Salkımbağı village revealed that the once widespread weaving tradition has largely been forgotten due to the indifference of younger generations, the dominance of modern textile products, and economic difficulties. This situation proves that the art of weaving is a dynamic value that can be revived with appropriate support, and emphasizes that awareness, education, and support given to local masters are indispensable for carrying the tradition into the future.
By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.