Uluslararası Sanat ve Sanat Eğitimi Dergisi

ISSN: 2667-4769

Nîm Sofyân ve Semâî: Düzüm mü? Usûl mü?

Author:

Number of pages:
87-118
Year-Number:
2019-2

Hanende ve sazendeler, Nîm Sofyân ve Semâî usulleri kullanılarak bestelenmiş eserlerin icrası sırasında eserde bir eksiklik, bir tamamlanmamışlık hissi meydana geldiğini zaman zaman söylerler. Usûlünün Nîm Sofyân olduğu notanın başında belirtilen eserin usûlünün Düyek mi, yoksa Sofyân mı olduğu; Semâî usulünde olduğu belirtilen eserin Yürük Semâî usulünde yazılsa daha mı iyi olacağı konusunda müzisyenlerde şüpheler oluştuğu bilinmektedir. Teori kitaplarının hemen hepsinde “Nîm Sofyân ve Semâî hem düzüm hem de basit usûl olarak tanımlanmakta olup, diğer usûllerin bu usûllerden oluştuğu, dolayısı ile Nîm Sofyân ve Semâî dışındaki usûllerin birleşik usûl olduğu yazılmaktadır. Örneğin Türk Aksağı usûlünün Nîm Sofyân ve Semâî usullerinin birleşmesiyle oluştuğu bu kitaplarda belirtilirken ritim ustaları Türk Aksağı’nın başlı başına bir usûl olduğunu, bu usûlü icra ederken bir adet Nîm Sofyân usulüne bir adet Semâî usûlü eklemediklerini söylemektedirler. Bu durumda düzüm, usûl, basit usûl ve birleşik usûl kavramları birbirine karışmaktadır. Bu bildirinin amacı düzüm ve usûl kavramlarını yeni bir bakışla değerlendirmek ve Nîm Sofyân ile Semâî ritimleri hususunda bir çözüm önermektir.

Keywords


Hanendes and Sezendes say that there is a lack in the work and an incomplete sensation in the execution of works composed by using Nim Sofyan and Semai methods. It is known that there are doubts in the minds of musicians such as whether the method of the work whose method is mentioned at the beginning of the note to be Nim Sofyan is Düyek or Sofyan and would it be better for the work which has Semai method if it was written in Yürük Semai method.In almost all theory books, Nim Sofyan and Semai are defined as both düzüm and simple method and also mentioned that Nim Sofyan and Semai give rise to other methods So except these two, all other methods are combined methods. For example, it is written in these books that Turkish Aksagi is a method which is combination of both Nim Sofyan and Semai methods, on the otherside rhythm masters claim that Turkish Aksagi is a method in itself and they do not add any Nim Sofyan method to another Semai method while performing Turkish Aksagi method. In this case; düzüm, method, simple method and combined method concepts are mixed. The main purpose of this declaration is to examine düzüm and method concepts from a new point of view and to propose a solution about Nim Sofyan and Semai rhythms.

Keywords

Article Statistics

Number of reads 1,467
Number of downloads 634

Share

Uluslararası Sanat ve Sanat Eğitimi Dergisi
E-Mail Subscription

By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.